İZMİR – Türk Kanser Derneği, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserin küresel bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ve vaka sayılarının artış eğiliminde olduğunu bildirdi. Dernek, özellikle Ege Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlar için erken teşhisin ve koruyucu önlemlerin önemini vurguladı.
Verilere göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye yeni kanser tanısı konulurken, bu sayının nüfus artışı ve yaşlanmaya bağlı olarak yükselmesi bekleniyor. Türkiye’de ise gerçekleşen her beş ölümden yaklaşık birinin kanser kaynaklı olduğu belirtildi. Bu durum, zeytin ve incir üretimiyle öne çıkan, turizm ve sanayinin kalbi olan Ege şehirlerinde yaşayan vatandaşlar için de ciddi bir sağlık gündemi oluşturuyor.
Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, 2050 yılına gelindiğinde küresel ölçekteki yeni vaka sayısının 35 milyona yaklaşmasının beklendiğini ifade etti. Polat, bu artışın temel nedenleri arasında nüfusun yaşlanması, çevresel faktörler ve değişen yaşam tarzı alışkanlıklarının yer aldığını belirtti. Ege Bölgesi’nin kendine özgü yaşam koşulları ve beslenme alışkanlıkları göz önüne alındığında, bu faktörlerin yerel halk üzerindeki etkisi önem taşıyor.
Erken Teşhis ve Tarama Yöntemlerinin Bölgesel Önemi
Kanser tedavisinde başarı oranını artıran en önemli faktörün erken teşhis olduğu vurgulandı. Birçok kanser türünün erken evrede tespit edilmesi durumunda tedavi şansının yükseldiği ve hastaların yaşam kalitesinin korunduğu belirtiliyor. Uzmanlar, mamografi, smear testi ve kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin düzenli olarak uygulanmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti. İzmir, Manisa ve Aydın gibi büyük şehirlerdeki sağlık kuruluşlarının bu konuda sunduğu imkanlar, bölge sakinleri için büyük bir avantaj sağlıyor.
Hastalığın önlenmesinde koruyucu sağlık tedbirlerinin de etkili olduğu belirtildi. Bilimsel veriler, risk faktörlerinin azaltılmasıyla vakaların önemli bir kısmının engellenebileceğini gösteriyor. Bu kapsamda tütün kullanımından kaçınma, alkol tüketiminin sınırlandırılması, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite öneriliyor. Ege’nin sağlıklı mutfağı ve açık hava yaşam tarzı, bu koruyucu önlemlerin benimsenmesi için uygun bir zemin sunuyor. Ayrıca HPV ve Hepatit B gibi virüslere karşı uygulanan aşıların koruyuculuğuna işaret ediliyor.
Ezgi Polat, derneğin çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:
“Kanser kader değildir. Bilgi, farkındalık ve erken teşhisle bu tabloyu değiştirmek mümkündür. Her bireyin kendi sağlığı için atacağı küçük bir adım, toplum sağlığı için büyük bir etki yaratabilir. Kanserle mücadelede en güçlü silah erken teşhistir. Vatandaşlarımızın kontrollerini ertelememesi ve sağlıklı yaşamı bir alışkanlık haline getirmesi gerekmektedir.”
Türk Kanser Derneği, tedavi süreçlerinin yanı sıra ücretsiz tarama faaliyetleri, beslenme danışmanlığı ve psikososyal destek hizmetleriyle hasta ve hasta yakınlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ege Bölgesi’ndeki yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları da bu tür farkındalık ve destek çalışmalarına katkı sağlayarak bölge halkının sağlığını korumayı hedefliyor.




