Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’nde görevli çocuk immünolojisi ve alerji uzmanı Dr. Selami Ulaş’a yönelik 24 Nisan’da yaşanan darp olayının ardından alınan tutuklama kararı, sağlık sektöründeki şiddetle mücadelede caydırıcılığın artırılması yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Lokman Hekim Sağlık Vakfı, bu kararın, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemlerine karşı caydırıcı bir etki yaratması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Şiddetin Kökenleri ve Sistemsel Çözüm İhtiyacı
Lokman Hekim Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Şeker, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarının münferit olaylar olmadığını ve bu sorunların köklü çözümler gerektirdiğini vurguladı. Şeker, mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Alınan kararları önemli buluyoruz ancak yaşananlar tek bir olayla sınırlı değil. Randevu, sıra ve bekleme süresi gibi nedenlerle başlayan gerilimler, sağlık çalışanlarının güvenliğini doğrudan etkiliyor. Şiddet yalnızca hekimi değil, sağlık hizmetinin sürekliliğini ve hastaların hizmete erişimini de engelliyor. Bu tablo sürdükçe hekimlerin meslekte kalma motivasyonu zayıflar.”
Tıp Eğitiminde Şiddet Algısı ve Geleceğin Hekimleri
Vakfın Mütevelli Heyet Üyesi Uz. Dr. Nil Sarıçiçek, şiddetin tıp eğitimi sürecinde dahi karşılaşılan bir sorun olduğuna dair dikkat çekici veriler paylaştı. Sarıçiçek’in aktardığı bilgilere göre:
- Yapılan araştırmalar, tıp fakültesi öğrencilerinin yaklaşık %10’unun henüz mesleki kariyerlerine başlamadan şiddet olaylarına maruz kaldığını ortaya koyuyor.
- Nisan ayı boyunca yürütülen iletişim ve farkındalık çalışmalarıyla, toplumda sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı duyarlılığın artırılması hedeflendi.
- Sağlıkta şiddetin kalıcı olarak azaltılabilmesi için tüm paydaşların kararlı ve ortak bir mücadele içinde hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Caydırıcılık İçin Atılması Gereken Adımlar ve Beklentiler
Vakıf temsilcileri, sağlık kurumlarındaki güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini belirterek, Beyaz Kod gibi resmi bildirim sistemlerine yansıyan her şiddet vakasının hukuki süreçlerinin tavizsiz bir şekilde takip edilmesinin önemine dikkat çekti. Bu tür caydırıcı yaptırımların, nitelikli sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği açısından temel bir gereklilik olduğu ifade edildi.




