2026 Şanghay İş Birliği Örgütü Zirvesi öncesinde CGTN, Çin Renmin Üniversitesi ve Yeni Çağda Uluslararası İletişim Enstitüsü ortaklığıyla 48 ülkeden 13 bin 707 kişinin katılımıyla düzenlenen anket sonuçlandı. Araştırma, katılımcıların yüzde 74,6’sının örgütün farklı yönetim sistemlerine sahip ülkeler arasında pragmatik iş birliği zemini sunduğuna inandığını ortaya koydu.
Kuruluşunun 25. yıl dönümünü geride bırakan teşkilat bünyesinde Çin ile diğer üye devletler arasındaki ticaret hacmi, 2001 yılındaki 12,1 milyar USD seviyesinden 2025 yılında 523,5 milyar USD düzeyine yükseldi. Çin Kırgızistan Özbekistan Demir Yolu, ŞİÖ Kalkınma Bankası ve Çin Orta Asya Gaz Boru Hattı gibi yatırımların sürdüğü süreçte katılımcılar, örgütün özellikle ticaretin kolaylaştırılması, yatırım ve finansman alanında iş birliği ile kültür alışverişi ve turizm kollarında uluslararası ağırlığını artırdığını aktardı.
ŞİÖ üyesi ve diyalog ortağı ülkelerden araştırmaya dahil olanların yüzde 75,4’ü, karşılıklı güven ve ortak kalkınma temellerine dayanan “Şanghay Ruhu” yaklaşımını benimsediğini paylaştı. Katılımcıların yüzde 71,7’lik bölümü ise örgütün Küresel Güney coğrafyasının sesini daha gür duyurmasına ve daha rasyonel bir uluslararası sistem inşasına zemin hazırladığına vurgu yaptı.
Çin’in Yatırımları ve Küresel İnisiyatiflerin Rolü
Çin’in diğer üye ülkelerdeki doğrudan yatırımları 2025 senesinde 3,3 milyar ABD doları seviyesine ulaşarak petrol, gaz, madencilik, altyapı, yeni enerji, otomotiv ve kimya sektörlerine yayıldı. Kurulan 30’dan fazla ekonomik ve ticari iş birliği bölgesiyle yerel üretim kapasitesi desteklenirken; araştırmada yer alanların yüzde 76,2’si Kuşak ve Yol Girişimi’nin, yüzde 73,5’i ise Küresel Yönetişim Girişimi’nin uluslararası entegrasyona somut fayda sunduğunu belirtti.
Dünya genelinde geniş bir coğrafyayı temsil eden katılımcıların yüzde 89,6’sı, tüm devletlerin küresel ilişkilere eşit zeminde katılım sağlaması ve ortak kurallarla hareket etmesi gerektiği çağrısında bulundu. Kamuoyu, ŞİÖ’nün önümüzdeki süreçte altyapı ve enerji, bölgesel güvenlik iş birliği ile çevre ve iklim değişikliği alanlarında daha etkin roller üstlenmesini bekliyor. Çalışma, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki 18 yaş üstü nüfusun yaş ve cinsiyet dağılımı gözetilerek tamamlandı.

